arşiv

yazar arşivi

İstanbul’u yakaladık…

Salı, 14 Haz 2011 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

Bugün yani yaklaşık 2 saatten beri yeni yaşımın seyrindeyim. Biraz düşünceli, biraz hüzünbaz sevişmelerin çıngırağının çıtırtısındaki huysuzluğun verdiği telaş ile düşüncenin tam ortasındayım. Çok kafiyeli veya ağır satırlar dökülüyor klavyenin tuşlarından ama yazmak gerçekten çok zor bir eylem. Eylem çünkü zor, ben ki senelerce ve hala yayıncılık sektöründe görev alan, görev aldıran birisi için bile çoğu zaman zor.

Ama yazmak lazım, aktarmak lazım fikirleri. Nasıl olsa bu bedenden zamanı gelince soyunulanılacak ve yolculuğa devam edilecek. Zaman şimdi gülümsemenin ve düşünmenin zamanı. Geçip giden zamana nasılsa engel olamıyoruz. Bari kahkahalar atarak gülümseyelim ve gülümsetelim. En zoru olanıda bu olsa gerek. Bu satırı yazarken bir anda Müge (Cerman) Abla geldi gözlerimin seyr haline. Yakın bir vakitte sesini duymak için aradığımda kulaklarımda çınlattığı bir sözcük dizininde kaybolmuştum. Basit ama derinliğe sahip bana göre tabii ki. ”Oğlum, ayaklarınızı sağlam basın” bu sözler bayağı düşündürdü beni. İyi ki varsın bendeki ses ile Müge Anne…

2 gün önce sinemada seyrettiğim bir filmde de iç huzurdan bahsediliyordu. Filim aslında komedi ve çizgi ama içeriğinde aktarılanlar bana göre sırat.’İç huzur’ gerçekten aranması gereken bir bilgi ve değer. neye koysak dolmaz ama bu kavram yeni yaşımda bunu yaşamak istiyorum. İstemek lazım önce ve istiyorum. Tarihe ciddi ve kalın harflerle yazılmış bir not. Kunfu Panda 2 bu arada film, seyretmediyseniz giden hemen seyredin derim size.

Bu yolculuğumun en başında bana eşlik etmiş olan Annem ve Babam. Gurur duyduğum, her gülümseyişlerinde ve oğlum deyişlerinde huzurlu olduğum ailem. Ve tabiiki bu yolcuğumda yanımda olan Sibel’im. İyi ki varsınız.

Adı yazılması gereken çok kişi var. Herkesin kattığı çok şey var bu hayata. Bu ‘Vira İstanbul’ yaşının seyrine. İsimini yazamadığım herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Beni bu yolculukta bilgi ve sevginizle lütfen besleyin.

Daha çok yazmak istediklerim var ama aralarda yazmak lazım. Yeterince yordum gözlerinizi zaten.

Hayat hep yolculukların ve yolcuların zaman çizgilerinde bazen derin bazen ise ince çizgiler atarak devam ediyor. Bu yeni yaşımında, bana yolculuğumda destek veren herkese çok teşekkür ederim. Doğrusu, yanlışı, iyisi ve kötüsüyle herşey için teşekkürler.

Categories: Kategorilenmemiş Tags:

Web 2.0 ve Sosyal Networkler

Cuma, 24 Tem 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

Tüm dergiler ve internette baktığınızda her alanda Web 2.0 ibarelerini ve yazılarını okumanız kaçınılmaz oldu. Acaba Web 2.0 olarak dile getirdiğimiz etkileşim gerçektende biz internet kullanıcılarının istek ve beklentilerine cevap verebilecek mi?

Google.com.tr adresinde aradığınızda Web 2.0 ile ilgili olarak yaklaşık 1.080.000 sonuç karşınıza çıkıyor.  Web 2.0 ile ilgili organizasyonlar, anlatımların bulunduğu sayfalarda farklı bilgilerle karşılaşıyorsunuz.

Wikipedia sitesinin Türkçe bölümüne baktığınızda bazı bilgilere erişebiliyorsunuz. Web 2.0’ın 2004 yılından itibaren kullanılmaya başlanılan bir sözcük olduğunu görüyorsunuz. Yani yaklaşık üç yılın sonunda web 2.0 hayatımıza girmeye başladı.

Tim O’Reilly’e göre Web 2.0’ın kısmen tanımı şöyle:

“Web 2.0 bilgisayar endüstrisinde internetin bir düzlem olarak ilerlemesiyle bir işletme devrimi ve bu düzlemin kurallarını başarı için anlamaya çalışmaktır. Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak.”

Web 2.0 ilk olarak kullanıldığında, sosyal ağ sitelerini; blog ve vikileri temsil ediyordu. Bu satırların ardından söylenebilecek tek şey herhalde artık bu sosyalleşme projesinin elle tutulur hale geldiğidir.

Yukarıda ifade edilen satırlara baktığınızda aslında Web 2.0 tabanında Sosyal Networkler için kurulmaya çalışılmış bir yapı taşı. Türkiye’de özellikle bu yapıyı taşımaya çalışan birçok oluşum var. Organizasyonlar ve paneller düzenleyerek yapılarını özellikle internet kullanıcılarına aktarmaya çalışıyorlar.Dünyada bu konuda en güçlü Network’ü son dönemde YouTube sağlamış. Öte yandan bir araştırma sonunda Web 2.0’ın en hızlı büyüyen 10 girişimi bilgisine ulaştım.

  devamını oku…

İnternet ve İnternet Reklamcılığı

Cuma, 24 Tem 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

İnternet reklamcılığı nedir ne değildir diye uzun uzun laflar etmeyeceğim merak etmeyin :) . Velakin zaman değişti ve artık değişen bir medya var. Reklam ajansları veya reklam verenler yani firmalar artık internet kavramının ve bunun hızlı gelişimin farkındalar mı acaba?

Bu sorunun cevaplanması görebildiğim kadarıyla biraz zor. Gelişen teknoloji ile birlikte ve artan bağlantı hızlarıyla kullanıcılara görsel uygulamaları, reklam videolarının sunulması şansı doğdu. Artık firmalar yeni ürün duyurularını hızlı bir şekilde sunabiliyorlar. Bu duyurular kişisel bloglar ve forumlar diye aktarabileceğimiz internet sayfalarında hızla yayılmakta ve firma asıl amacına ulaşabilmekte. Tabi ki bu koşul firmaların artık internetin yepyeni bir reklam  mecrası olduğunu kabul etmesiyle başlıyor. Bu konuda ajanslar ve bizler bunları anlatmakta zorluk çeksekte.

Reklamcılığın yada reklamcılık denilen olgunun arkasında yatan nedir diye düşündüğünüzde, yeni şeyler ortaya koymak, aslında tüm insanların hergün dile getirdiği sözlerin ve sözcüklerin aralardan seçilip kalınlaştırılmış harfler veya hareketlerle sunulması. Vay be adamlar yapmışlar sözcükleri hep kulaklarımızda çınlamıştır. Reklamcılık bu bence tabiki. İnternet reklamcılığında ise her türlü kavramı içine alan oluşum var. Görsel öğeler, sorular, marka bilincinin ve sosyal sorumluluğunda aktarılması hızlı ve başarılı bir şekilde yapılabilmekte. Umarım şirketler bunun kısa zamanda farkına varırlar.

devamını oku…

Bilgi bankası, Bilgi çöplüğü, Big Brother… Google?

Cuma, 24 Tem 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

İnternet, bilgi ağlarının ya da verilerin bir platformda toplanması olarak nitelendirebiliriz belki en kısa yoldan. Gelişim ve dünyanın takibi konusunda bizlere en büyük destek olan mecra.

 Hatta parmaklarının ve klavyenin diğer tarafındaki sayısal dünya. Aslında bu patlama 1999 yılında .dot diye nitelendirilen bir furya ile tüm dünya da birden bire var olmaya başladı. Herkesin bir web sitesi olması düşüncesi o kadar yaygınlaştıki ücretsiz bu tip hizmetleri veren siteler artık nerdeyse sistemleri tartmayacak pozisyonlara gelmişti. Hatırlayabildiğim kadarıyla o dönem firmaismi.8m.com gibi site isimlerini heryerde görmeye başlamıştık. Türkiye için özellikle bir atılımdı bu belki de. O günlerin ardından herşey değişti.

 Bu bilgi akışının yönü son dönemlerde özellikle bilgiye ulaşmak alanında kullanılmaya başlandı ve “Bilgi Toplumu” halini almaya başladık. Wikipedia gibi oluşumlarla birlikte insanlar çok özel konular hakkında yorumları ve konular hakkında gelişmeleri aktarmaya başladı. Özellikle 2005-2006 yılından itibaren bir trend halini alan “Blog”’lar internet dünyasını sarstı adeta. Bu sarsıntıdan bizlerde etkinlendik tabii ki Bizde kendimize bir blog düzenledik. Mesela Google’da blog yazdığınızda karşınıza gelen sonuç sayısı 1.200.000.000 inanılmaz bir rakam gibi geliyor bana. Bu kadar sayfa içerisinde sunulan bir bilgi yi düşündüğünüzde ise daha da inanılmaz rakamlar haline geliyor. Geçenlerde okuduğum bir makalede şöyle birşey dile getiriliyordu.

devamını oku…

Categories: Makale Tags: , ,

Terzinin söküğü…

Pazartesi, 22 Haz 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

Malum biz işlerde az çok senelerinde verdiği bir bilgi ile terzilik yapmaya başladık. çırak olduk ortacı olduk derken ustalık belgesi için başvuruda bulunduk ve hasbel kader diyelim (büyüklük ve ukalık etmeden) belgeyi aldık. ve terzi kendi söküğünü dikemez diyen atalarımızın sözünü tuttuğumuzu maalesef gördük ve yaşadık(m).

Uzun zamandan beri bir satır bile yazamadım ne tuhaftır ki müşterilerimize ve etrafımızdaki bu işlerle uğraşan uğraşmak isteyen tüm kişilere hemen hemen hergün kısa da olsa bir yazı yazınız gibi sözcükleri aktaran kişiler malum bizler, gerek vakitsizlik gerekse yazarım nidalarıyla hep erteliyoruz. Birde yaz’ın gelmesi, rehavet duygularının tavan yapmasının ardından ise bu kat be kat artmakta. bende kendime kızarak acil ve hızlı olarak bir kaç satır karalamak istedim.

devamını oku…

Altın Örümcek 2008 Ödülleri Sahiplerini Buldu

Cumartesi, 02 May 2009 Fatih Murat Eyioğlu 1 yorum

2002 yılından itibaren Altın Örümcek Web Ödülleri yarışması günümüz teknolojisi ve bu teknolojinin  başarılı şekilde sunulmasını sağlayan kurum/kişilerin başarılarını göz önüne sunarak daha başarılı sunumları ortaya koyulması için ödüllendirmekte.

Bu yılın yani 2008 ödülleri de belli oldu. Oylama sonuçları 30 Nisan 2009 perşembe günü açıklandı. 

Altın Örümcek Web Ödülleri toplam 9 kritere göre değerlendirilmiş;

1- Tasarım

2- Navigasyon

3- İçerik

4- Teknoloji

5- Etkileşim

6- Pazarlama

7- Yaratıcılık/Yenilik

8- Gizlilik Politikası/ Bilgi Güvenliği

devamını oku…

Google İnternet Reklamcılığı Semineri 09 Genel Bakış

Cuma, 01 May 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

 

Google İnternet Reklamcılığı 09 (30 Nisan 2009)

Google İnternet Reklamcılığı 09

30 Nisan 2009′da Grand Cevahir Otel’de düzenlenen Google İnternet Reklamcılığı Semineri 09 içeriği ve sunumları açısından gayet başarılı bir seminer oldu. 

Seminer’e katılan ve sunumlarını ortaya koyan tüm Google yetkilileri aralarda ve sunum sırasında katılımcılarla bire bir iletişimde olmaya çalıştı ve ellerinden geldiğince de bunu başardılar. 

Google ürünleri ve bu ürünlerle ilgili olarak nelere dikkat edilmesi ve google arama motorunun web sitelerini nasıl tanıdıklarını, işledikleri ve indeksleme sırasındaki kriterler aktarılmaya çalışıldı. 

Adwords kullanımı ve internet reklamcılığında dikkat edilmesi gereken konular aktarıldı. En yeni olan ise Google Adwords reklamlarında artık video reklamların sunulabileceği bilgisi aktarıldı. Bu yeni bir reklam tanıtım mecrasının daha varolduğunu ortaya koydu. Ajans hizmetleri sunan kurumların müşterilerine sunabilecekleri ve Yeni Medya olarak nitelendirebileceğimiz görsel iletişim kanalının sunumunun daha aktif olarak kullanılacağını netleştirdi.

devamını oku…

Google İnternet Reklamcılığı Semineri 09 Cem Özkaynak

Cuma, 01 May 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

Google İnternet Reklamcılığı Seminerinde SEM Genel Müdürü Cem Özkaynak (Google Analytics Yetkili Danışmanı)’ta “Sonuçları Ölçün ve Geliştirin” başlıklı sunumunu aktardı.

Cem bey kendi kurumlarına ait sitelerinin blog arayüzünde yapmış oldukları sunumu aktarmışlar. Aşağıda sunumu linkini bulabilirsiniz. Genel olarak Analytics kodunun üretilmesi, yerleştirilmesi, bu süreç içerisinde raporlama uygulamalarının nasıl olabileceği ve bu raporların değerlendirme statülerinin neler olabileceği aktarılmaya çalışıldı. Yalnız görebildiğim kadarıyla kısıtlı zamanlama yüzünden sunum ileri kullanım teknikleri sunulamadan bitti. Belki sunum bu şekilde tertiplenmişti fakat Analytics’in ayırt edici özellikleri daha net sunulabilseydi sanki daha iyi olabilirdi.

Sunuma http://blog.semtr.com/sonuclari-olcun-ve-gelistirin/ adresinden ulaşabilirsiniz. 

Cem bey’in sunumunun ardında diğer Google ofisi çalışanları deneyimlerini ve önerileri aktardılar. Genel bir bakış ile 30 Nisan 2009′da yapılmış olan Google İnternet Reklamcılığı Semineri’ne son vermek zamanıdır.

Google İnternet Reklamcılığı Semineri 09 Gökçe Kara

Cuma, 01 May 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

İnternet Reklamcılığı Semineri 09 ‘da Abdullah Aydın bey’e eşlik eden Gökçe (Kara) Hanım İrlanda Ofisi Ajans Hesapları Müdürü olarak görev yapmakta olduğunu belirterek Ajansların ve Reklamverenlerin karşılaştıkları genel sorunlar ve bunlarla ilgili yapılabilecek konularla ilgili olarak bilgileri aktardı. Almış olduğum bazı notları aşağıda size aktarmaya çalışıyorum. Gökçe hanımın sunumu sırasında süreç Abdullah bey’in aktarmış olduğu sorular ile ilerdi.

Müşterinizin bir ürününü veya bir tanıtım platformu sunduğunuzda mutlaka rakiplerinizden sizi ayırt eden özellikleri mutlaka kullanın ve bunun Adwords reklamlarınızda mutlaka kullanın.

Organik arama ve Adwords çok farklı platformlardır. Adwords bir pazarlama platformudur.

Adwords’te kalite puanınıza göre sıralamanız değişebilmektedir.  Organ,ik aramalarda ise sıralama sistemin sizin sitenizin içeriği ve bunun içeriğin özgünlüğünü kontrol eder, sizi referans olarak gösteren sitelerin kalite puanlarını kontrol eder bu algoritma üzerinden sizi belli bir sıralamaya aktarır.

Adwords’te sistem tarafından sıralama hesaplanırken maksimum tıklanma oranı kalite puanı ile çarpılmaktadır. Sıralamadaki yeriniz ise kesinlikle net değildir. Bu süreç içerisinde belirlenen anahtar kelimelerle ilgili olarak bir açıkartırma sistemi olduğu için ilk sırada çıkıp çıkmayacağınız kesinlikle net değildir.

İçerik Ağı

Google Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde reklam alan ve adsense üyesi olan kurum/kişi ile çalışmaktadır. Bu içerik ağında olan sitelerde de reklamlarınızın görünmesini sağlayarak marka bilirniliğinizi ve sitenize ziyaretçi çekme konusunda yardımcı olmaktadır. Sistemin çalışma modeli ise, belirlenen kriterlere uygun olarak oluşturulan Tema platformlarını kontrol etmekte ve sizin belirlemiş olduğunuz anahtar kelimelerin flitresini yaparak hangi sitelerde yayınlanması gerektiğine karar vermektedir. 

Bunlar ise bize neler sağlayacak diye düşünür isek;
Farkındalık  >>  İlgi   >>  Düşünme   >>  Satın Alma…

Soru cevap şeklinde ilerleyen Gökçe hanımın sunumunda diğer sorular ise,

- Geçersiz tıklamalar nasıl engellenir?
Google Adwords tarafında özel bir ekip tarafından bu süreç kontrol edilmekte ve geçersiz tıklamaların farkedilmesinde de gerekli işlemler yapılmaktadır.

- Kritik anahtar kelimeler sorun yaratabilir mi?
Örnek olarak, bir programla ile ilgili olarak google aramalarında “crack” kelimesi anahtar kelime olarak şeçildiğinde buna karşılık “eğitim, lisanslama, vb” bilgilerin sunulmasında teknik sorunlar olabilir mi?

Burada Google sizin asıl amacını ve site içeriğinizi kontrol eder ve bu içeriğin nasıl bir platforma hizmet ettiğini denetler. Buna göre bir işleyiş sağlar.

- Reklam süreçlerinde yaşanılan genel sıkıntıların biriside lokalizasyon, örnek olarak Seçimler döneminde sadece Niğde için hazırlamış olduğumuz bir reklamda tıklamaları takip ettiğimizde Kayseri ve yakın iller gözükmekte fakat Niğde gözükmemekte.
Yani “Google Niğde’yi görmüyor mu?
(Bu soru aktarıldığında tüm katılımcılarda havayi rahatlatan bir gülümse oluştu.)

Buradaki genel sorun Türkiye’deli internet hizmeti veren kurumların IP bloklarının bölgesel olarak sağlıklı verememesinden dolayı kaynaklanmakta. Bunun için bölgesel lokalizasyon reklamları verirken bölge adınında bir anahtar kelime olarak sunulması kısa ve hızlı bir çözüm olabileceği düşüncesindeyiz.

Gökçe hanım’ın sunumunun ardından Cem Özkaynak’ın sunumu olan Google Analytics sunumuna geçildi.  Hemen onunla ilgili olarak almış olduğum notlarıda size aktarıyorum.

Google İnternet Reklamcılığı Semineri 09 Abdullah Aydın

Perşembe, 30 Nis 2009 Fatih Murat Eyioğlu yorum yok

Abdullah Aydın seminerin ikinci bölümünde sunumunda adwords ve bu tip reklam içeriklerinin sunulması konusunda bilgilendirmeler vermekte.

üç önemli etken sunulmakta

1- adwords nedir ve kullanım stratejileri nelerdir?

2- google alakalığı ödüllendirilir

hedefli reklamlar oluşturun ve iyi bir kullanıcı deneyimi oluşturun ve başarılı adwords içerikleri oluşturun. görünürlüğünüzün yükseldiğinde yani hedefli reklamlar oluşturulduğunda bu size hem marka bilirniliğizi hemde aramalardaki sunumlarda ilk sıralarda olmanızı sağlamaktadır. bu da size bir kazanç olarak karşınız çıkacaktır.

 

3- Ölçümleme

adwords ölçümleme konusunda neden başarılı ve klasik mecraların ölçümlenmesi konusundaki sorunlar nelerdir ve bunun adwords aracılığıyla ölçümlendirmesi çok rahatlıkla yapabilmekte.
Web sitenizi inceleyin

Yeni bir oluşum içerisindeysiniz veya bir müşterinize yeni bir proje oluşturmaya çalıştığınızda bazı noktaları önceden belirleyin ve hareket planınızı çizin.

a. araştırma yapın

b. dillerini öğrenin

c. beklentilerinin neler olduğunu öğrenin.

Adwords ilanları konusunda müşterilerimizde konuşmamız sırasında belirlediğimiz bazı sorularımız bulunmakta ve bunlara göre yön tayini yapmak çok daha rahat olmakta.

a. adwords odaklı sorular

b. ticari sorular

c. fiziksel bir mağazaları bulunmaktamı

d. ürün ve servislerini diğerlerinden öne çıkaran noktalar neler olmalı

e. belirli bir hedef kitle belirlenmeli mi yoksa genel bir statü içerisinde mi hareket edilmeli.

Bu soruların içerikleri sizin kampanyanızı en başarılı nasıl sunabileceğinizi ve bu sunumdan doğacak kazancın müşterinizi mutlu etmenizi sağlayabilirsiniz.

 

Hedef Belirleyin

Mutlaka müşterilerinizle göruşmeniz esnasında hedeflerinizi belirleyin;

Reklam verenin hedefi markalaşmak olabilir,üye yaratmak ve potansiyel müşteri belirlemek isteyebilir, online mecrada satış yapmak isteyebilir.  
Bununlarla ilgili olarak olası dönüşlerin neler olabileceğini ve kampanyanın bitiminde ziyaret rakamları bir hedef olarak belirlenip sunulabilir.

Katacağınız değerler 

eğitim ve farkındalık    >>  Basitlik    >>  Etkiyi İzlemek
Müşterilerinizle yapacağınız görüşmelerde mutlaka “gerçekçi olmak” olmak gereklidir. Adwords reklam ilanları müşteriniz veya sitenizi üst sıralamalara taşımaz ya da organik aramalarda ilk sayfalarda olmanızı sağlamaz. Bu bilgilerin mutlak suretle müşteriyle paylaşılması gerekmektedir.

“Google da reklamlarınız ilk sırada olacak” kelimeleri

Maalesef bunun bir gerçekçiliği bulunmamaktadır. çünkü bu süreç içerisinde sürekli olarak bir sistemde işleyen bir açık arttırma mekanizması bulunmaktadır ve bundan dolayı ilanınızın ilk sırada olacağı kesinlikle net değildir.

SEO Powered by Platinum SEO from Techblissonline